Aile Büyüklerimiz Anı Serisi – Cevdet Bey’in 5 LT
6.350,00 TL
Domat – Organik, Erken Hasat, Soğuk Sıkım, Naturel Sızma Zeytinyağı, Asit: 0,2 – Polifenol: 488, Rakım: 700 m
| Gramaj |
Net (+/-) 5 LT. |
|---|---|
| Ürün Niteliği |
Halil Efendi Çiftliğinden ,HHZ Organik |
43 adet stokta
Yağlarımız, yüksek rakımlarda, Toroslar’ın içindeki çiftliğimizden, tamamen, denetimli ve sertifikalı organik olarak hasat edilen özel üretim zeytinlerimizden elde edilir. 18 derecede soğuk sıkım uygulaması ile işlenerek elde edilen, çok özel bir yağdır. Yüksek rakımda olduğumuz için zeytinimiz normalde Kasım sonu, Aralık başı olgunlaşmakta, bu da bize daha düşük ısılarda sıkım yapma imkanı vermektedir. Bilindiği gibi sıkım ısısı arttıkça yağ içindeki polifenoller zarar görüp miktarları düşmektedir.
Yağımız, bugüne dek kullandıklarınızdan tamamen ayrı, farklı kokusu ve lezzetiyle hem bölgesinin hem Türkiye’nin tek örneği, Toroslar’ın zeytinyağıdır.
Bundan yirmibeş yıl önce, Halil Efendi Çiftliği’mizde, zeytin ağaçlarımız daha ekilirken, ülkemizin yerel lezzetlerinden oluşan özel bir fidan çeşitlemesi yapılmıştır. Hiçbir yerde karşılaşamayacağınız lezzet buradan gelmektedir.
Yağımızın üretildiği topraklarda yaklaşık elli yıldır hiç tarım yapılmamıştı. Bu çok değerli topraklarda ve iklimde, sertifikalı organik üretim yapmakta ve çok yüksek değerlerde antioksidan bileşenler ve polifenoller içeren ürün elde etmekteyiz. Sağlık kazanımını da buradan gelmektedir.
Zeytinyağı tadımcılığında 3 temel unsur vardır: Meyvemsilik, acılık ve yakıcılık. Erken hasat edilen, organik zeytinlerimizden ürettiğimiz soğuk sıkım zeytinyağımız yoğun meyvemsi tada, harika bir aromaya sahiptir ve acılığı – yakıcılığı yüksektir. Yüksek polifenollü zeytinyağlarımızın üretiminde en büyük etkenlerinden birisi de, çiftliğimiz zeytinlerinin elle toplanıyor oluşu ve bulunduğumuz az bulunan yüksek rakımdır.
YAŞAM ÖYKÜMÜZE ŞEKİL VEREN AİLE BÜYÜKLERİMİZİ ANMA SERİSİ
CEVDET UĞUR
1919 – 1991
Babamız Cevdet Uğur, Aydın ili, Söke ilçesinde doğar, annesi, Çakmaklar’ın Sıdıka Hanım, babası da Halil Efendi olarak anılan Söke’nin önde gelen bir gıda tüccarı olan Halil Hilmi Uğur’dur.
İlk ve orta okulu Söke’de, liseyi İzmir Atatürk lisesinde, üniversiteyi de İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Fakültesinde okumuştur.
Babası Halil Efendi’nin vefatından sonra, onun yakın dostu, Söke’nin önde gelen çiftçilerinden Nuri Göktepe kızı Esma Göktepe ile 1949 yılında evlenir. İki çocukları olur.
Üniversiteden sonra özel sektörde, inşaat mühendisliğinde, ana dalı Su olarak mezun olduğundan, baraj inşaatlarında çalışır.
Bu yıllarda da, Türkiye, ABD’den model alarak, Devlet Su İşlerini kurmaya karar vermiş ve projenin başına da Süleyman Demirel’i getirmiştir. İTÜ’den sınıf arkadaşı Demirel’in daveti üzerine de, Cevdet Bey, DSİ kuruluş çalışmasına katılmıştır.
DSİ’nin kuruluşundan sonra emekli olana kadar bu kurumda önce 5. Bölge Müdürü, sonra da Yeraltı Suları Daire Başkanı olarak görev yapmıştır. Çalışma hayatı boyunca işini titizlikle, bilgi ile, etik değerlere kesinlikle bağlı olarak yapması ve bakanlık dahil aldığı pek çok teklife rağmen siyasetten uzak durması ile ün yapmıştır. Hatta Süleyman Bey, genel müdür iken, onunla bile olumlu görmediği uygulamalar hakkında tartıştığı ve kendisine ters gelen uygulamaya girmediği bilinir.
Cevdet Uğur’un yaşam çizgisini gösterecek bir örnek olayı paylaşmak yeterli olacaktır:
O yıllarda Türkiye’nin en büyük projesi, fiziki inşaatı 1965 yılında başlayan Keban Barajı’dır. Ancak DSİ tarafında inşa edilen barajın su tutma havzasındaki kalkerli arazinin sürekli su kaçırması nedeni ile inşaat bir türlü bitememekte hem maliyet artmakta hem de beklenen elektrik üretimi gecikmektedir. Barajın finansmanı da yurt dışı kaynakların Türkiye’ye bu konuda bloke koyması nedeniyle sadece iç kaynaklarla sürdürülebilmektedir. Sonunda, DSİ ve devlet yönetiminin kararı ile, Barajlar Dairesinden alınan projenin yönetimi, kendi dairesinin alanı olmamasına rağmen, iş bitiriciliği ile bilinen Cevdet Uğur’a verilmiştir. Cevdet Bey, Keban barajı inşaatını, görevi devraldıktan sonra yaklaşık iki yıl içinde tamamlamış ve barajın açılışı Eylül 1974 yapılmıştır. O yıllarda Elazığ’da havaalanı olmadığı için, Cevdet Bey, inşaat alanına Ankara’dan DSİ’nin sürücülü bir aracı ile gidip gelmektedir. Açılıştan önceki son seyahatinde eşi Esma Hanım’ı da yanında götürüp, ülkenin o günkü tamamlanmış en büyük projesi olan Keban Barajını eşine de göstermek istemiştir. Ancak Eşini kamu aracında götürmeyi doğru bulmadığı için, Elazığ’a yaptıkları bu seyahati kendi kullandığı özel aracı ile yapmıştır.
Cevdet Bey, hem esprili, neşeli hem de etik değerlerine bağlı, gerekirse sert, güvenilir kişiliği, eşine ve çocuklarına gösterdiği sevgi, saygı ve ilgi ile Esma Hanım’la birlikte mutlu, gurur veren, örnek bir yuva kurmuştur.
Kendisini özlemle anıyoruz.

İlgili ürünler


4’lü Kaçmaz Set


2 al 1.5 Öde – Aile Büyüklerimiz Anı Serisi – Nuri Bey’in


