Öykümüz
Organik sertifikamızla resmi kurumlar tarafından da ürünlerimizin doğallığı test edilip onaylanmış oldu. 2025 yılında da sertifika işlem maliyetlerinin aşırı artması ve organik tarım için devlet desteğinin yok denecek kadar az olması nedeniyle üretim tekniğimizde hiçbir değişiklik yapmadan, gene organik standartlarda, kendi garatimizle, kendi sertifikamızı oluşturduk. Labratuar testlerimizi de yaptırıp değerlerin görülmesi için burada yayınlamaya devam ediyoruz. Bu konularda, bizi tanımış olan, ülke çapındaki müşterilerimizin büyük desteğine şükran borçluyuz. Bu arada belirtmek isteriz ki, biz tüm bunları yaparken, ne önümüze öyle büyük satış hedefleri koyduk, ne de sermayemizi korumanın üstünde bir kazanç kaygısına düştük. Tek amacımız, sürdürülebilir bir şekilde kaybolan değerlerimizi yeniden hayata döndürüp halkımızla paylaşmak oldu.
Sadece; daha yemeden kokusunu duyabileceğimiz, şüphe duymadan tadına varabileceğimiz ve zarar görmeden beslenebileceğimiz ürünlerin hayaliyle bu işe giriştik. Ortaya büyük bir fark koyduğumuzu ya da mucizeler yarattığımızı söylemiyoruz. Ancak doğru konumda, doğru ürünü, doğru yöntemlerle yetiştirip, en doğal yollarla zararlılardan koruyarak işimizi keyifle yapıyoruz.
Kısacası, eski zamanın zaten olanını, bugünün ise arayıp da bulunamayanını hepimiz için ulaşılır kılıyoruz…
Sağlıklı bir yaşam dileriz...
Bizim öykümüz, Söke, Halil Efendi Hanı'nda gıda ticaretiyle uğraşan büyük dedemiz, Hacı Mollazade Halil Hilmi ile başladı. Geçen zamanla birlikte, dedemizin yerini bizler, o günkü lezzetlerin yerini de doğallığını kaybetmiş bugünkü ilaçlı, hormonlu ürünler aldı.
Bunun üzerine biz de, Halil Efendi'nin, Yunan işgalinde yanan babasının dükkanından sonra 1929 senesinde açtığı ikinci dükkanda, en başdan beri değişmeyen güvenirlik temelli ticaret anlayışıyla; kendi ürünlerimizi üretme kararı aldık. Burada, gene Söke’de çiftçilik yapan, diğer büyük dedemiz Nuri Göktepe’den ilham alarak, üretim alanina girdik.
Başlangıcımızı, en doğal halleriyle yetiştirilecek ürünlerimiz için doğal halini korumuş, bugüne dek el değmemiş ve hiçbir kimyasalla kirletilmemiş topraklarda yapmak istedik. Ve ilk adımımızı, diğer dedemiz Nuri Göktepe'nin yetiştiği memleketi Akseki yakınlarında, "Halil Efendi Çiftliği"mizi 2000 yılında kurarak attık.
O günden beri ürünlerimizle yakaladığımız başarıyı da, bir zamanların olağanı bugünün ise az rastlanılanına verilen, "organik" sıfatıyla taçlandırdık. Zaten en başından beri bakir topraklarda, doğal yöntemlerle organik olarak yetişen ürünlerimize resmi bir güvence de sağlamak amacıyla, ilgili kurumlara müracaatımızı da yaptık ve gerekli denetimlerden sürekli geçer olduk.
Yaşam çizgimize ilham vermiş olan büyüklerimizden küçük ama bizim için çok değerli anılarımızı paylaşalım :
Halil Hilmi Efendinin iki zamanlı cep saati 19.yy
Ganime Hanım babası, Kadı Hadi Efendinin kişisel mührü ‘ Es Seyit Abdül Hadi ‘ yazıyor * 19.yy
Nuri Göktepe'nin Söke'deki çiftliğinin damgası 20.yy
