Hoşnigar

Karakovan Kestane Balı - Yalova Yöresi, Net (+/-) 960 gr.

Hoşnigar
Birim Fiyat

294.00 TL

Stokta

Birim: Adet

Ürün Açıklaması

İnsan eliyle değil, arıların emeğiyle üretilmiş, kokusu, tadı ve faydasıyla gerçek bal…

Sadece Burada !

HOŞNİGAR Karakovan Kestane balımız, Yalova yöresi bereketi ve doğallığını henüz kimyasal olarak kirlenmemiş köşelerde yaptığımız titiz araştırmalarımız sonunda geçmişten günümüze getirmiştir.

Haziran ayının başından itibaren kestane çiçeklerine çalışmaya başlayan arılar tüm güçlerini ortaya koyarlar. Bal arıları kestaneden hem polen hem nektar hem de salgı toplarlar. Geceleri de kovan önlerinde kanat çırparak taşıdıkları balı olgunlaştırırlar. Ortaya çıkan kestane balı koyu renkli, ağır akan, tatlı sert bir bal olur. Ve böylece bir mucize ortaya çıkmıştır. Koyu kahve renkli, koyu kıvamlı, tatlı keskin, buruk, biraz acı, kestaneye özgü tadı ve kokusu olan bu bal mikrop öldürücü etkiye sahip olup, halk arasında deli bal veya acı bal olarak da bilinmektedir.
Eski Yunan tıbbında ve Ayurvedik tıpta asırlarca hayati ilaç olarak kullanılan kestane balının, bugünün pek çok tıp insanı tarafından da çeşitli rahatsızlıklarda kullanılabilecek etkili bir doğal gıda katkısı olduğu kabul görmüştür.
En yüksek polifenolik madde içeriğine ve buna paralel olarak da en yüksek antioksidan aktiviteye sahip balın kestane balı olduğu kabul edilir. Kestane Balı bundan dolayı ‘doğal antibiyotik’ olarak da  adlandırılmaktadır.”

Kestane balı diğer ballar ile kıyaslandığında…

2 katı kadar demir, 3.5 katı kadar kalsiyum, 5 katı kadar potasyum içerir.Yani bir kaşık kestane balı tüketimi, diğer balların 3-4 kaşık tüketimine eşdeğerdir. Bu nedenle günlük iki tatlı kaşığından fazla tüketildiği zaman bal tutulması denen hadise gerçekleşmektedir ve kişi hastaneye götürülmediği takdirde üzücü sonuçlara sebep olabilir. Yani kestane balı ne kadar yenmeli konusunda günde 1 tatlı veya 3 çay kaşığını geçmeyecek miktarda tüketilmelidir diyebiliriz. 1 yaşından küçük çocuklara diğer ballar gibi kestane balının da yedirilmesi kesinlikle önerilmez.


Kimler kestane balı tüketirken dikkat etmeli?

Kestane balının bu denli önemli faydalarından bahsederken altını çizmemiz gerek bir başka nokta daha vardır. Pek çok sağlık sorununun çözümünde önemli katkısı olan kestane balını, kan şekeri düzeninde sıkıntı yaşayan bireyler ölçülü şekilde tüketmelidir. Şeker hastaları, gestanyonel diyabet (hamilelik şekeri) yaşayan anne adayları, şeker hastalığı riskinde olanlar, insülin direnci yaşayanlar, polikistik over tanısı olan bireyler de kestane balı tüketimini mutlaka bir uzmana danışarak yapmalıdırlar. Her bal için olduğu gibi 1 yaşından küçük çocuklara yedirmeyiniz.

ÖNEMLİ NOT:

Arı dediğin sokar, bal dediğin donar!!! – eski halk deyişi …

Balımız size geldiğinde yeni bir halk deyimi ile ‘şekerlenmiş’ (granüle olup katılaşmış) olabilir.

Bu durum bütün doğal üretilmiş ballar için geçerli olup balın gerçek bal özelliği taşıdığını göstermesi bakımından önemlidir. Zira sahte balların donması/şekerlenmesi mümkün değildir. Özellikle çiçek balları, polenlerin içerdiği başta yüksek miktarda glukoz nedeniyle çiçeklerin cinsine göre hasattan sonra değişen sürelerde (bir iki aydan bir iki yıla kadar) katılaşmaya geçer. Özelde, kestane ve cam ballarında bu süre oldukça uzundur.

Bu geçişi hiç yapmayan ballar ile ilgili olarak dikkatli olmakta yarar vardır.

Halkımız genelde balın donmasını yanlış bir kanaatle ‘hileli’ olarak algıladığı için bazı bal üreticileri, balları ısıtma ve bir dizi işlemden geçirerek içindeki polen miktarını azaltmakta, ya da çeşitli  katkı maddeleri kullanabilmektedirler.

Katkı maddelerinin insan sağlığına potansiyel zararları yanında ısıtma işlemlerisırasında balda mevcut pek çok enzim de kaybolmaktadır.

Aldığınız balımız katı hale geçmişse ve siz balınızı sıvı olarak yemeyi tercih ediyorsanız, balın kapağını açtıktan sonra bir tencere içinde bal kavanozunuzu parmağınızı çok kısa içinde tutabileceğiniz sıcaklıkta bir suya oturtursanız kısa sürede balınızı tekrar sıvıya dönüştürebilirsiniz.

Bu işlem ile polenleri balınızdan ayırmamış olursunuz, ancak bir miktar bala özgü enzimi de kaybedersiniz. Polenler nedeniyle bu balınız da, kendine özgü bir süre sonra gene sertleşmeye geçecektir.         

Tavsiyemiz, en doğal şartlarda üretilerek en saf şekli ile sofranıza gelmiş olan balımızı geldiği şekli ile tüketmenizdir.